tobb emekli sandığı emeklilik şartları
Meilleur Phrase D Accroche Sur Site De Rencontre. Babası veya eşi emekli sandığı emeklisi veya sigortalısı iken vefat eden kişinin durumu Bağ-Kur veya SSK sigortalılarına göre farklılık göstermekte olup, bu şekildeki eş veya çocuk aşağıda belirtilen hal ve durumlarda eşi ya da babası üzerinden ölüm dul veya yetim aylığı alabilir. Not Aşağıdaki açıklamalar SGK’nın internet sitesinde yer alan soru – cevaplara dayanmaktadır. Emekli Sandığı kapsamında dul – yetim aylığı alma şartlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için 2020/22 sayılı SGK Genelgesine bakılabilir.– 4/1-a SSK kapsamında çalışan yetim kız çocuğu veya malul durumdaki erkek çocuğu emekli sandığı sigortalısı iken vefat eden babası üzerinden, babasının çalışma süresi de yeterliyse, yetim aylığı alabilir.– 4/1-a SSK kapsamında çalışan kişinin devlet memuru olan eşinin vefat etmesi halinde, eşinin çalışma süresi de yetiyorsa, dul aylığı alabilir.– SSK kapsamında dul aylığı alan kız çocuğu, Emekli Sandığı sigortalısı babasının vefat etmesi halinde aynı zamanda babası üzerinden yetim aylığı da alabilir.– SSK emeklisi olan kız çocuğu, Emekli Sandığı emeklisi babasının vefat etmesi halinde ayrıca babası üzerinden yetim aylığı alabilir.– Eşinden dolayı Bağ-Kur kapsamında dul aylığı alan kız çocuğu, Emekli Sandığı kapsamındaki babasının vefat etmesi halinde aynı zamanda babası üzerinden yetim aylığı da alabilir.– Bağ-Kur kapsamında çalışan kadın sigortalı, devlet memuru iken vefat eden eşinden dolayı, eğer eşinin çalışma süresi de yeterliyse, dul aylığı alabilir.– 4/1-c Emekli Sandığı kapsamında çalışan kız çocuğu Emekli Sandığından yetim aylığı alamaz. Buna karşılık 4/1-c Emekli Sandığı kapsamında çalışan kadın, Emekli Sandığı emeklisi iken vefat eden eşinden dolayı % 50 oranında dul aylığı Konular4/1-c emekli sandığı kapsamında çalışan birinin vefat etmesi halinde eşine veya çocuklarına dul veya yetim aylığı bağlanabilmesi için en az beş yıllık çalışma süresinin bulunması gerekir. Ayrıca kadınlara dul aylığı veya kız çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesi için evli olmamaları gerekir. Erkek çocuklarına da 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde ise 25 yaşını doldurmamış olmaları şartıyla yetim aylığı bağlanır. Erkek çocuğunun bu yaştan sonra yetim aylığı alabilmesi için çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirmiş, yani malûl olması yandan bu ayrıcalıklı durum 1 Ekim 2008 öncesi işe girmiş olan Emekli Sandığı sigortalılarının eş ve çocukları için geçerli olup, 1 Ekim 2008 veya sonrasında işe giren Emekli Sandığı 4/1-c sigortalılarının eş ve çocukları çalışmaları veya gelir aylık almaları durumunda ayrıca dul veya yetim aylığı alamazlar, yani bu yönüyle SSK ve Bağ-Kur kapsamındakilerle aynı şartlara tabidirler.
“EYT” kısaltmasının açılımı sonradan konulan “yaş” engeli nedeniyle geciktirilen emeklilik haklarına bir an önce kavuşmak isteyen emeklilik mağdurlarından oluşan bir DEMOKRATİK yollarla haklarının iadesini talep eden topluluk. Hemen hemen tüm aileleri ilgilendiren bir sorun. Hâl böyle olunca “Yaşa takılanlar ne zaman emeklilik haklarına kavuşacak, bu konuda son gelişmeler ne?”… Bu sorular ile benzeri sorular okuyucularımızın en çok sormakta olduğu soruların başında gelmektedir. Şimdiye kadar kadınların, annelerin, stajyerlerin, taşeron işçilerinin, sözleşmelilerin ve daha birçok kesimin sorunlarına tercüman olduk. Emeklilikte yaşa takılan değerli okuyucularımızın da haklı taleplerine elbette tercüman olmaya devam edeceğiz… EYT’liler ne istiyor? Maalesef bu konu kamuoyunda yanlış anlaşılmaktadır. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik koşulları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler… Sorunun kaynağı bir gece ansızın 1999 yılında çıkarılan kanun Kısaca “EYT” olarak kendilerini tarif eden, emeklilikle ilgili tüm şartları yerine getirmesine rağmen yaşa takılanlar haklı olarak sürekli yakınmaktadır. Keza 1999 Marmara depremi esnasında maalesef çalışanların-emekçilerin görüşüne bile başvurmadan, hukukun temel kurallarından “müktesep hak” ilkesini de gözetmeden yürürlüğe konulan kanun ile yaşa takılanlar da âdeta bu depreme maruz kalmış gibi oldular… EYT için çözüm 2008 yılı reform bakış açısı 1999 yılında yapılan düzenlemelerde 2008 yılında açıkladığımız şekilde düzenleyici kanunun yürürlüğe girmesinden önce mevcut çalışanların müktesep hakları korunmuş olsaydı bugün EYT mağdurları oluşmazdı. Peki bu mağduriyet nasıl giderilebilir? Çözüm son derece basit. Tek bir kanun maddesi bile yeterli. O da herkesin ilk sigorta girişinin yapıldığı tarihteki emeklilik şartlarıyla emekli edilmesidir. Bunun için de aynen 2008 sosyal güvenlik reformunda olduğu gibi yeni düzenlemeden sadece bu yeni düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra işe ilk defa girenlerin etkilenmesi şeklinde olabilecektir. Dolayısıyla 1999 yılında mağduriyete neden olan 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girmeden önce herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı… bağlı olarak sigortalı bir işe girenlerin bu kanuna değil, işe girdikleri tarihlerdeki emeklilik şartlarına tabi tutularak sorunun çözülmesi gerekmektedir. 6 GRUP EYT’Lİ VAR EYT’liler tek bir sigortalılık grubunda yer almadığından emeklilik şartları yer aldıkları sigortalılık türüne göre farklılık arz etmektedir. Keza genel olarak; İş Kanunu’na tabi olan işçiler ile işçi gibi sigortalı sayılan SSK’lılar, Esnaf-sanatkâr, şirket ortağı ile diğer kendi nam ve hesabına çalışanlar Bağ-Kur’lular, Memur ve memur gibi iştirakçi sayılan Emekli Sandığına tabi olanlar, Tarım SSK, Tarım Bağ-Kur, Banka ve TOBB… sandıklarına tabi olanlar olmak üzere değişik gruplarda yer alan çok sayıda EYT’li bulunmaktadır. Dolayısıyla her grubun yer aldığı yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik uygulama kanunlarına göre çözüm getirilmesi gerekmektedir. EYT’LİLERDE EN AVANTAJLI OLAN GRUP KADINLAR SSK’lılar, Bağ-Kur’lular, Emekli Sandığına tabi olanlar, Tarım SSK, Tarım Bağ-Kur, Banka ve TOBB sandıklarına tabi olan tüm gruplarda kadınlar, erkeklere göre daha şanslı bulunmaktadır. Zira 1999 yılında Marmara depremi esnasında üçlü koalisyon yönetimi tarafından yürürlüğe konan Sayılı Kanun ile sonradan getirilen “Yaş” engeline ilişkin düzenlemeden önce emeklilik şartları bakımından kadınlara emeklilik için gereken hem prim gün sayısı hem de sigortalılık süresi bakımında pozitif bir ayrımcılık tanınmış idi. Dolayısıyla sigortalılık süresi açısından değerlendirdiğimizde genel olarak kadınlar için 20 yıl erkekler için ise 25 yıl olarak öngörülmüştür. Bu bakımdan tarihinden önce sigortalılığı bulunan bütün EYT’li kadınlar bugün bile EYT yasası çıksa gerekli olan sigortalılık süresini tamamlamış bulunmaktadır. Erkeklerde durum böyle değil. Örneğin sigorta girişi olan bir EYT’li bir erkek ancak 2024 tarihinde sigortalılık süresini yerine getirmiş olmaktadır. Normal emeklilikte prim gün sayısı açısından değerlendirildiğinde yine kadınlar daha avantajlıdır. Zira hem Bağ-Kur’lu hem de Emekli Sandığına tabi EYT’li erkekler için gün 25 yıl prim gün sayısı şartı aranırken kadınlar için ise sadece gün 20 yıl prim gün şartı yeterli olmaktadır. Kadın sigortalılar açısından değerlendirme yaptığımızda SSK kapsamında EYT’li kadınların hem Bağ-Kur’lu hem de Emekli Sandığına tabi EYT’li kadınlardan prim gün sayısı yönünden daha avantajlı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 23. seneidevriyesinde EYT, sosyal güvenlik tarihimizin en uzun çözüm bekleyen meselesini teşkil etmektedir. Sabırla çözüm beklerken bu süre zarfında sonradan getirilen yaş engeli nedeniyle kimi 2 yıl, kimi 3 yıl, kimi 4 yıl, kimi 5 yıl ve daha fazla bekleyerek emekli oldu. Netice itibarıyla 1999 yılından bugüne EYT’lilerin yarısından fazlası bekleyerek emekli oldu… Benim yaptığım hesaplamalara göre hiçbir çözüm olmasa bile bu yıl sonuna kadar EYT’lilerin sayısı 4 milyonun altına düşmektedir. Keza EYT mağduriyetinin ilk yıllarında her yıl 200 binlerde başlayan emekli olan sayısı akabinde 300 binlerde; şimdilerde ise 400 binleri aşmıştır… Böyle giderse birkaç yıl içinde zaten hiçbir EYT’li kalmayacaktır. Bu nedenle EYT’liler artık çözüm beklemekten son derece bitkin duruma düşmüş durumdalar. Üçlü koalisyonun IMF’nin telkinleriyle yol açtığı EYT meselesi bir an evvel çözülmezse çeyrek asırlık bir meseleye dönüşecektir. GEÇEN SENE EMEKLİ OLAN EYT’LİLER Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında çalışmakta iken tarihinde sonradan getirilen kademeli “Yaş” şartının engel olarak konulması nedeniyle hâlen emekli olamayanlar “Emeklilikte Yaş Engeline Maruz Bırakılanlar” kitlesini oluşturmaktadır. EYT’liler, mağduriyete sebep olan 4447 sayılı yasa öncesinde tek bir sigortalılık yasasında yer almadığından emeklilik şartları yer aldıkları yasalardaki sigortalılık türüne göre farklılık arz etmektedir. Keza genel olarak; İş Kanunu’na tabi olan işçiler ile işçi gibi sigortalı sayılan SSK’lılar, Esnaf-sanatkâr, şirket ortağı ile diğer kendi nam ve hesabına çalışanlar Bağ-Kur’lular, Memur ve memur gibi iştirakçi sayılan Emekli Sandığına tabi olanlar, Tarım SSK, Tarım Bağ-Kur, Banka ve TOBB… sandıklarına tabi olanlar olmak üzere değişik gruplarda yer alan çok sayıda EYT’li bulunmaktadır. Dolayısıyla her grubun yer aldığı yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik uygulama kanunlarına göre çözüm getirilmesi gerekmektedir. Dar anlamada sigortalılık statülerine göre ise EYT’lileri genel olarak 3 grupta da toplamak mümkündür. Buna göre tarihi öncesinde SSK, BAĞ-KUR veya Emekli Sandığı kurumlarına ve uygulama yasalarına tabi olarak çalışmakta olan bu gruplardan en büyüğünü işçiler ve işçi gibi sigortalılar oluşturmaktadır. 2021 yılında emekli aylığı bağlanan EYT’liler Geçen yıl SGK, 810 bini aşkın kişiye emeklilik aylığı ve geliri bağlamıştır. Bu emeklilerin kişisi malulen emekli, 239 kişi vazife malulü, 3308 kişi ise iş kazası ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazanmıştır. hak sahibi dul-yetim aylığı, hak sahibi ise ölüm geliri almaya hak kazanmıştır. Emeklilikte sonradan getirilen yaş engeline takılanlardan ise en çok emekli olanların başında kişi ile SSK’lı emekliler gelmektedir. Bunları kişi ile Bağ-Kur’lu EYT’liler izlemiştir. En küçük grubu ise memur ve diğer kamu görevlileri kişi ile izlemiştir. Netice itibarıyla toplamda EYT’li geçen sene EYT çözüm yasası beklerken emekli olmuştur. EYT’LİLER NE İSTİYOR? Bilindiği üzere EYT, hemen her gün yazılı-görsel-sosyal ve diğer tüm medyada en çok yer alan ve sadece sonradan konulan “yaş” engeli nedeniyle geciktirilen emeklilik haklarına bir an önce kavuşmak isteyen emeklilik mağdurlarından oluşan büyük bir topluluk. Hemen altını tekrar çizelim EYT’liler erken emeklilik ya da bir ayrıcalık istemiyor. Sadece 1999 yılında çıkarılan yasa ile getirilen “yaş” engelinin kaldırılmasını istiyor. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler… Başka bir anlatımla alınan haklarının iadesini talep etmektedirler… 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu 31 Aralık 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Bu bütçede EYT’lilerin emekli olması hâlinde SGK’ya getireceği yükle ve yapılacak transferlerle ilgili bir karşılık konulmamıştı. Bu nedenle 2022 yılında EYT’lilerin emekli edilemeyeceğinin -daha önceki yazılarımızda- birçok kez altını çizmiştik. 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun TBMM’deki görüşmelerinin 2022 bütçe görüşmelerine göre daha hararetli olması beklenmektedir. Daha da önemlisi seçim dönemine denk gelmesi ve bütün kamu çalışanlarının maaş ve diğer özlük haklarına yapılacak enflasyon güncellemesi ve iyileştirmeler ile özellikle “Emeklilikte Yaş Engeline Maruz Bırakılanlar” EYT kitlesini yakından ilgilendirecektir. EYT’NİN KAPSAMINI BÜTÇELER GÖSTERECEK EYT meselesinin 23 seneden beri ortada durmasının en önemli sebebinin maliyet hesabı dolayısıyla bütçe olduğunu söylesek yanlış olmayacaktır. Keza aşağıda yer verdiğimiz önceki sene gerçekleşen SGK’nın gelir-gider dengesi açısından Merkezî bütçeden yapılacak transferler büyük önem taşımaktadır. 2021 yılı SGK Gelir-Gider Dengesine İlişkin Tablo Geldiğimiz noktada artık hükûmetin en yetkili kişileri tarafından müteaddit kez yapılan açıklamalardan bu sene sonuna kadar EYT meselesinin çözüleceği hususunda artık hiç kimsenin bir tereddüdü kalmamıştır. Asıl merak edilen konu EYT’lilerin ilk işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece bu müktesep hak kapsamındaki prim gün sayısı ve sigortalılık sayısı ile mi? Yoksa mağduriyete neden olan 4447 sayılı yasada getirilen yaş şartı ve artırılan prim gün sayısı şartları yumuşatılarak kademeli emekliliğin devam ettirilip ettirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. İşte bütün bu soruların cevapları ve yapılacak düzenlemenin kapsamının nasıl olacağını 2023 yılında yürürlüğe girecek ve bu yıl sonuna kadar kesinleşecek Merkezi Bütçe ile SGK’nın bütçesinde emekli edilecek EYT’li sayısına göre konacak emekli maaşları ile diğer karşılıkları için yapılacak transferin tutarı ışık tutacaktır. Zira SGK’nın yukarıda yer verilen gelir-gider dengesi emekli edilecek EYT’lilerin 500 bin mi? 1 milyon mu? 2 milyon mu? 3 milyon mu? Özetle yapılacak çözüm kapsamında emekli edilmesi planlanan EYT’lilerin sayısına göre yeniden dengelenmesi gerekecektir. EYT’LİLER FORMÜL İSTEMİYOR! Gazetemize ve sosyal medya hesaplarımıza her gün gelen çok sayıda iletilerden medyadan öğrendikleri tüm formül çözümlerini istemediklerini belirtmektedir. Tekrar altını çizelim EYT’liler erken emeklilik ya da bir ayrıcalık istemediklerini, sadece 1999 yılında çıkarılan yasa ile getirilen “yaş” engelinin kaldırılmasını istiyor. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler… Başka bir anlatımla alınan haklarının iadesini talep etmektedirler. İSA KARAKAŞ TÜRKİYE GAZETESİ EYT’li SSK’lılara gün prim şartı gerçekçi değil! İsa Karakaş EYT; Emeklilikte Yaşa Takılan emeklilik mağduru binlerce okurumuz e-Mail ve sosyal medya hesaplarımıza gönderdikleri yüzlerce iletilerde yazılı ve görsel medyada her gün yer alan değişik çok sayıdaki formüllerden kafalarının karmakarışık hâle geldiğini özelikle bu formüller arasında SSK’lı EYT’lilere de gün şartı getirilmesi ihtimaline karşı son derece tedirgin olduklarını ifade etmektedirler. Sosyal güvenlik alanında 28 yıllık uygulayıcı, denetleyici, eğitici, bilirkişi, gazeteci ve yazar olarak tüm tecrübemle bu tedirginliğin yersiz olduğunu keza SSK’lılara gün prim şartı getirmenin mümkün olmadığı yönündeki kanaatimi peşinen dile getirmek isterim. Keza anayasamız gereği sosyal güvenlik her vatandaşın temel hakları arasında yer almakta olup yapılacak düzenlemelerin, öngörülecek şartların kişilerin çalışma biçimleri ve durumlarının gözetilerek pratikte uygulanabilir olması elzemdir. Nitekim tarihsel süreç içerisinde sosyal güvenlik sistemimize bakıldığında SSK’lılara Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındaki sigortalı ve iştirakçilerden farklı olarak hiçbir zaman gün prim şartı öngörülmemiştir. SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNDA SON ANDA GÜN PRİMDEN VAZGEÇİLMİŞTİ Hiç unutmam 2006 yılında SGK’nın uygulama kanunu olan 5510 sayılı Kanun çalışmaları tamamlanmıştı. Belirtilen Kanun’un ilk hâlinde Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na tabi olanlar gibi SSK’lılara da gün prim şartına yer verilmişti. Bu duruma o zaman da yazılarımda işçilerin SSK’lıların durumunun farklı olduğu ve gün prim şartının mağduriyetlere yol açacağını defalarca dile getirmiştim. Keza SSK’lılara özelikle özel sektör işçilerine 9000 gün prim şartı getirmek büyük mağduriyetlere yol açacağı aşikârdı. Bu nedenle SGK’nın uygulama 5510 sayılı kanunu 2008 yılında yürürlüğe konduğunda SSK’lıların prim gün şartı günden güne düşürülmüştür. Buradan hareketle Emekli Sandığına tabi olan memur ve kamu görevlilerinin devlet tarafından çalıştırılmakta oldukları bu nedenle bu çalışanların kayıt dışı kalmalarının mümkün olmadığı dolayısıyla günü doldurmalarının çok kolay olduğu açıktır. Bağ-Kur’luların da primlerini yatırıp yatırmamaları kendi inisiyatiflerinde bulunmaktadır. Hâlen %30’larda bulunan kayıt dışı istihdam ve yüksek işsizlik rakamları göz önünde bulundurulduğunda işçilerin 25 yıl boyunca aralıksız çalışıp günü doldurmaları son derece güç olduğu izahtan varestedir. O zaman dile getirdiğim bu tespitler şu anda SSK’lı EYT’liler için de geçerlidir. İNŞAAT İŞÇİSİ EYT’LİLER GÜN PRİMİ 50 YILDA TAMAMLAR Okurlarımızdan gelen çok sayıda iletiden özel sektörde çalışan işçiler gün primi bile doldurmakta güçlük çektiklerini gün prim şartı getirileceği yönündeki medyada yer alan haberler karşısında kara kara düşünmektedir. Hakikaten de bir inşaat işçisini düşünelim mevsim şartları da göz önünde bulundurulduğunda yılda en fazla 6 ay çalıştığını varsayarsak bu durumda gün primi doldurması için 50 yıl çalışması gerekecektir. Piyasada günübirlik yevmiyeci çalışan işçiler, tarım sektöründe balıkçılık sektöründe ve diğer mevsimlik işlerde çalışan işçiler ile daha birçok örnek verilebilir… Diğer yandan SSK’lıların emekliliği için gereken prim gün sayısı tarihine kadar gün iken belirtilen tarihten sonra gün primine, ikinci sosyal güvenlik reformunda yani 2008 yılında prim gün sayısına çıkarılmıştır. Bu bağlamda SSK’lılar için hiçbir zaman öngörülmeyen gün prim sayısının mevcut düzenlemelerden farklı olarak yüksek bir miktarda artırılarak prim gün sayısına çıkarılmasının mümkün olmadığı düşünülmektedir. EYT DÜZENLEMESİNE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYANLARIN DURUMU GÖZETİLMELİ EYT düzenlemesine en çok ihtiyaç duyanların başında hiç şüphesiz belirli bir yaşa gelmiş ve iş bulamayan işsiz SSK’lılar gelmektedir. Bu kesimi yukarıda belirttiğimiz üzere başta inşaat işçileri, yevmiyeciler ile diğer bedensel faaliyet gerektiren işlerde çalışan emekçiler gelmektedir. Bu bağlamda EYT düzenlemesinin amacına ulaşması ve mağduriyetlerin giderilmesi açısından özelikle SSK’lı 4/1-a’lı özel sektör işçilerine gün prim şartının getirilmesinin adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı ayrıca pratikte uygulanmasının da mümkün olmadığının bir kez daha altını çizmek isterim… *** “Bir insanın asaleti, ona hiçbir faydası dokunmayacak insanlara olan davranışından belli olur.” Adam Grant
Mesaj Gönderim Zamanı 1036 1 Üye 0 Merhaba Doğuştan kalp rahatsızlığım var. 2016 senesinde 37 yaşında Ümraniye devlet hastanesinden engelli raporu aldım. bu arada engel oranı %89 verdiler. 1 puan daha veremediler ki araba alayım. İstanbul Ticaret Odasında çalışıyorum. SGK ve Bağ-kur değil burası. TOBB Emekli Sandığına bağlıyız. Şimdilerde erken emeklilik düşünüyorum. 2000 senesi 10 ekimden beri çalışıyorum. Emekli olurken malulen emekli mi yoksa erken emekli mi oluyorum. Ve alacağım maaş konusunda fikriniz var mı? Mesaj Gönderim Zamanı 1256 2 Üye 0 gknclk Rahatsızlığınız doğuştansa malulen zaten olamazsınız. Mesaj Gönderim Zamanı 1647 3 Üye 0 peki engel oranı ile erken emekli olabilir miyim Mesaj Gönderim Zamanı 1119 4 0 gknclk Raporunuza karşılık defterdarlıktan 1. derece sakatlık indirim hakkı elde ettiğinizde emeklilik için 10 Ekim 2000 + 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prime tabisiniz. Maaş konusunda bir fikir vermek mümkün değil. Şuradan yararlanabilirsiniz Kaç gün sigortalılık ve prim günü ile ne kadar emekli maaşı alıyorsunuz?
Haberler > 4A, 4B Emekli Aylığı Hesaplama Nasıl Yapılır? - 1030 Ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bağlı çeşitli sigorta sistemleri bulunmaktadır. Bunlar 4A eski Adıyla SSK, 4B eski adıyla BAĞKUR ve 4C eski adıyla Emekli Sandığı olarak bilinmektedir. Milyonlarca çalışan vatandaş bu sigorta sistemlerinden herhangi birinde çalışarak birçok devlet sisteminden ücretsiz yararlanırken aynı zamanda emeklilik şartlarını sağladığında da emekli aylığına bağlanmaya hak kazanıyor. Sigortalılık günü, prim ödemesi ve yaş gibi çeşitli kriterleri sağlayan birçok vatandaş emekliliğe ayrılarak çalışma hayatına son veriyor. En çok karşılaşılan sigorta sistemleri de 4A ve 4B olarak karşımıza çıkıyor. Birçok 4A ve 4B sigorta sisteminden yeni emekli olmuş vatandaş emekli maaşını nasıl hesaplayacağını ve nereden hesaplayacağını merak ediyor. Peki, 4A, 4B emekli aylığı nasıl hesaplanır? Sorunun cevabını haberimizde sizler için derledik... 4A SSK, 4B BAĞKUR ve 4C Emekli Sandığı gibi sigorta sistemlerinden herhangi birinde çalışan vatandaşlar ilgili şartları sağlayarak emekli olamaya hak kazanıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan emeklilik hakkının şartları ise sigortalılık günü, prim ödemesi ve yaş gibi çeşitli kriterlere göre belirlenmektedir. Sigorta sistemlerinden en çok karşılaşılan 4A ve 4B oluyor. 4A genellikle özel sektörde ve SSK'ya prim ödeyenleri kapsarken 4B ise KPSS ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına atanmış öğretmen, mühendis gibi meslekleri kapsamaktadır. Birçok 4A ve 4B sigortalı çalışanı ilgili kanunlarca belirli şartları sağlayarak emekli olmaya hak kazanıyor. Emekli olmaya hak kazanan vatandaşlar emekli aylıklarını nasıl hesaplayacağını merak ediyor. 4A, 4B emekli aylığı hesaplama işlemlerine dair tüm detaylara içeriğimizden ulaşabilirsiniz... 4A, 4B Emekli Aylığı Hesaplama Nasıl Yapılır? Birçok 4A ve 4B sigortalı çalışanı prim ödemesi, sigortalılık günü ve yaş gibi çeşitli kriterleri sağlayarak emekli olamaya hak kazanıyor. Emekli olmaya hak kazanan vatandaşların emekli maaşları ise yukarıdaki kriterlere göre hesaplanırken belirleyici bir diğer nokta ise sigortalılık başlangıç yılı oluyor. Bu yıllar 3 döneme ayrılmış ve 3 dönem kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmektedir. 2000 yılı ve öncesi, 2000 yılı ve 2008 yılı arası, 2008 yılı ve sonrası olarak değerlendirilmektedir. Buna göre;4A SSK Emekli Maaşı Hesaplama2000 Öncesi Gösterge rakamı X Aylık bağlama oranı X Katsayı = 4A emekli maaşı şeklindedir.2000-2008Güncelleme katsayısı X Aylık bağlanma oranı = 4A emekli maaşı 2008 Sonrası Diğer yıllara göre daha farklı bir formülle yapılır. Burada emekli maaş hesaplamasında aylık kazancın ortalaması ile bağlanma oranı %40 baz Bağkur Emekli Maaşı Hesaplama2000 Öncesi için yapılan hesaplamalarda en son basamaktan 1 tam yıl prim ödemesi gerçekleşmiş ise primin %70’i maaş olarak bağlanmaktayken Son basamaktan ödenmemiş durumlarda ise bir önceki basamağa göre hesaplama yapılır.2000-2008 Ağırlıklı ortalama X Aylık bağlanma oranı = 4B emekli maaşı2000-2008 yılları arası toplam prim gün sayısı / Toplam prim gün sayısı = Ağırlıklı ortalama şeklindedir.2008 Sonrası Ağırlıklı ortalama x Aylık bağlama oranı= 4B emekli maaşıBüyüme hızı ve TÜFE rakamları ortalaması =Ağırlıklı ortalama2008 yılı sonrası yatan toplam prim gün sayısı / Toplam prim gün sayısı=Dönem ağırlığı
En malum haliyle Emekli Sandığı; Türkiye’de emekli olan memurların toplumsal güvencelerini sağlamakla yükümlü kurum olup 2006 yılından itibaren Toplumsal Güvenlik Kurumu’na bağlıdır. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında toplanmıştır. Emekli Sandığı 2006 yılından öncesinde Maliye Bakanlığı’na bağlıydı. Yazımızın devamında Emekli Sandığı ve Emekli Sandığı 20 Yılda Emeklilik şartlarına değineceğiz. Emekli Sandığı Nedir? Çalışan kişilerin belirli bigün sayısını doldurup, sigorta primlerini de eksiksiz bir halde ödemeleri ile birlikte emeklilik hakları doğar. Emeklilik, genel anlamıyla insanoğlunun emek vermeyi bırakıp etken olarak dinlenme halidir. Dinlenirken de belirli oranlar ve şartlar dahilinde aylık maaş alma şeklidir. Emekli Sandığı ise, devlet memurlarının yaşlılık, malullük ve ölüm hallerinde sigortalarının karşılanması, toplumsal güvencelerini korumak amacıyla kurulmuştur. Emekli Sandığı kanunlarına gore; ölen devlet memurlarının maaşları eşlerine, kızına ya da adam çocuğuna, anne ya da babalarına Dul ve yetim maaşı’ adı altında toplanarak aylık şekilde bağlanarak ödenir. Bu kanunla birlikte vefat eden memurun maaşı asla kesilmez ve birinci dereceden aile yakınlarına maaş olarak ödenmeye devam eder. Bu şekilde, vefat eden devlet memurunun aileleri mağdur edilmez ve hak ettikleri maaş ödenir. Hepsi Emekli Sandığı kanunlarda yer alır. Aile yakınlarına ödenen maaşlardaki en mühim detay ise, devlet memurundan kalan maaşların aile yakınlarına ayrı ayrı şartlarda ödendiğidir. Emekli Sandığı maaş ödemeleriniz hakkında her türlü işleminizi e-Devlet üstünden alacağınız gizyazı ile süratli bir halde halledebilirsiniz. Prim ödemelerinize bağlı bir halde emeklilik maaşınızı öğrenebilir, var ise kesintilerinize de bakabilirsiniz. Emekli Sandığı / Hanımda Emeklilik Şartları Emekli Sandığı’nda emekli olma şartları hanım ve adam olarak ikiye ayrılmıştır. Bayanlar için 20 senelik hizmet süresini tamamlamış olmak ve 8 Eylül 1999 öncesi sigorta başlangıçlarının olması gerekiyor. Toplamda günlük sigortaları olmaları koşul. Fakat buradaki en mühim kriter 23 Mayıs 2002 tarihidir. Bu tarihe kadar, emeklilik süresine ne kadar azca kaldıysa emeklilik şartları da buna gore değişkenlik gösterecektir. İnternetten rahat bir araştırma ile bu tabloya ulaşabilir, emeklilik yaşınızı sizler de kolaylıkla hesaplayabilirsiniz. Hanımefendilerin bu tablodaki durumlarına bir örnek vermek gerekirse; sigortalı olarak çalışacağınız sürede 20 senenin tamamlanmasına 6,5 yıl var diyelim. Bu durumda 45 yaşlarında emekli olmaya hak kazanıyorsunuz anlama gelir. Bayanlar için yukarıdaki emeklilik durumunda 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalılık başlangıcı yapma kriteri vardı. Bu nokta, hesaplama açısından oldukça önemlidir. Şimdi de ikinci kritere geçelim. Eğer sigortalı olarak işe başlama tarihiniz 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri içinde ise; Emekli Sandığı emekli olma şartınız maalesef birazcık daha zorlaşıyor ve 58 yaş – prim günü şartı aranıyor. Fakat kısmi emeklilik ile prim günü sigortalılar ise 61 yaşlarında da emekli olup maaş almaya hak kazanabiliyorlar. 1 Mayıs 2008 tarihinden sonrasında Emekli Sandığı emeklilik için koşul gene prim günü olmakla birlikte istenilen yaş ise minimum 58’dir ve seneler arttıkça emeklilik yaşı da bu oranda artış göstermektedir. Emekli Sandığı / Erkekte Emeklilik Şartları Emekli Sandığı’nda emeklilik için erkeklerde de hanımefendilere benzer bir tabloya rastlamak mümkün. Erkekte emeklilik için gene 20 yıl ve prim günü aranmaktadır. Buradaki tablo gene 23 Mayıs 2002 evveliyatına gore şekillenmiştir. Hanımefendilerin emeklilik tablosuna nazaran daha geç bir zamanda emekli olmaktadırlar. En erken 44, en geç ise 60 yaşlarında emekli olan adamların bu durumuna bir örnek vermek gerekirse; adamların 25 yılı tamamlamasına kalan süre 5,5 yıl bulunduğunu düşünürsek, emekli maaşı alabileceği yaşın 47 bulunduğunu söyleyebiliriz. Eğer sigortalı olarak işe başlama tarihiniz 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri içinde ise; Emekli Sandığı emekli olma şartınız maalesef birazcık daha zorlaşıyor ve 60 yaş – prim günü şartı aranıyor. Fakat kısmi emeklilik ile prim günü sigortalılar, 61 yaşlarında da emekli olup maaş almaya hak kazanabiliyorlar. 1 Mayıs 2008 tarihinden sonrasında Emekli Sandığı emeklilik için koşul gene prim günü olmakla birlikte istenilen yaş ise minimum 61’dir ve seneler arttıkça emeklilik yaşı da bu oranda artış göstermektedir. Kendinizin tablodaki durumunu ve kalan prim ödemenizi, emeklilik yaşınızı arama motorlarından “Emekli Sandığı 20 yılda emeklilik” yazarak arattırabilirsiniz. Emekli Sandığı Hakkında Öteki Bilinmeyenler Emekli Sandığı ile emekli olmanın şartlarını yukarıda birazcık olsun öğrendik. Bunların haricinde Emekli Sandığı kıdem tazminatı hesaplama, doğum yardımı, dul ve yetim aylığı, doğum borçlanması ve benzeri daha birçok mevzu hakkında data sahibi olmanız siz değerli ziyaretçilerimizin yararınıza olacaktır. Hanımlarda 20 yıl, erkeklerde ise 25 senelik sigortalı olarak prim dahilinde çalışmanız ve sonrasında kalan prim sürenize gore belirlenecek emeklilik yaşınızı öğrenebileceğiniz tabloları internetten denetim etmeyi ihmal etmeyin. Bu mevzuda e-Devlet şifreniz olmanız halinde işlemlerinizi daha süratli ve güvenli yapabilirsiniz. Aynı şekilde aklınıza takılan bu ve benzeri mevzularda ALO 170 SGK Danışma Hattı’nı arayıp data sahibi olabilirsiniz. Emekli Sandığı 20 Yılda Emeklilik İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZİ BİZE SORUN!
tobb emekli sandığı emeklilik şartları